POMEM parkurunda 1 saniye, başarı ile elenmek arasındaki farktır. Kondisyon önemli ama parkur başarısının yaklaşık %40'ı "küçük seçimler"den oluşur. İşte yıllık saha verimizden çıkardığımız 5 mikro detay:
1. Başlangıç pozisyonu: Düşük başlama duruşu (üç noktalı çıkış) ayakta beklemekten 0.3-0.5 saniye kazandırır. Vücut ağırlığı öne, baş aşağı, ilk üç adım kısa ve agresif. Çıkışta "patla" demek yerine "yere bas" mantığı.
2. Slalom çubukları: Çubuklara yakın geçiş, dönüş yarıçapını kısaltır. Çubuğun yanından 30-40 cm'den geçen aday, 60+ cm'den geçenden ortalama 0.8 saniye önde bitirir. Genel kural: çubuk omzunuza temas etmeyecek kadar yakın.
3. Sıçrama bölümü: Çift ayak iniş kontrolü için diz açısı 120° olmalı. Tam düz iniş diz kapağı üzerinde stres yaratır; aşırı bükülme bir sonraki adımı yavaşlatır. İndiğinde ses çıkarıyorsa, çok yüksekten geliyorsun demektir.
4. Top transferi: Topu havadan atmak yerine, küçük dirsek hareketiyle yan değişimi yapan adaylar kontrolü kaybetmez. Bir kez düşürülen top sınavda 3-5 saniye, ödeme planında ise belki bir yıl kaybettirir.
5. Bitiş çizgisi: Son 5 metrede yavaşlamak insan içgüdüsüdür. Çizgiyi 5 metre ileriymiş gibi görselleştir; rakibin önündeysen rahatla değil, son saniyeyi de bas.
Bu detayları antrenmanda binlerce kez tekrarladığında, sınav günü bedeniniz "düşünmeden" yapacaktır. Düşünmeyen vücut, kazanan vücuttur.
